20 KASIM DÜNYA ÇOCUK HAKLARI GÜNÜ BASIN AÇIKLAMASI

20 KASIM DÜNYA ÇOCUK HAKLARI GÜNÜ BASIN AÇIKLAMASI

  Kasım, 1989 yılından bu yana Birleşmiş Milletler tarafından dünya genelinde çocukların karşı karşıya kaldıkları hak ihlallerini gündeme taşımak amacıyla  “Dünya Çocuk Hakları Günü” olarak kutlanıyor.
 197 ülkeyle en fazla ülkenin onayladığı insan hakları belgesi olma özelliğini taşıyan Çocuk Hakları sözleşmesi,
ne yazık ki yürürlük tarihinden itibaren  TAM 27 YILDIR her gün daha da fazla ihlal edilmektedir.
 Sözleşmeyle çocuk haklarının korunmasının amaçlanması ve taraf devletlerin bu hakların hayata geçirilmesi için yükümlülüklere uymalarının hükme bağlanmış olması yalnızca uluslararası bir metnin satırları arasında kalmıştır.
Geçen zaman içinde çocuk haklarındaki olumlu gelişmelere dair değil, çocukların maruz kaldıkları ölüm işkence ve istismarı duyurma ve önlemeye dair konuşmalar yapmak durumunda kalmaktayız.
Milyonlarca çocuk temel bir çok hakkından yoksun bir şekilde savaş, göç ve yoksulluk gibi olumsuzlukların tam ortasında yaşamını sürdürmeye, büyümeye çalışıyor.
 Malesef Savaş; milyonlarca çocuk için gündelik hayatın bir parçası haine gelmiştir.
Bazıları başka bir yaşam tanımayarak savaşın ortasına doğmuş, bazılarının dünyası da savaşların ortaya çıkışıyla alt üst olmuştur.
Bu etkilerin sonucunda sayısız çocuk ölmüş, bir çoğu sakat veya yetim kalmıştır.Birçokları aç kalmış veya açlıktan ölmüştür. Milyonlarcası topraklarından ayrılarak yollara dökülmeye zorlanmıştır. Çoğu bu zorunlu yolculuğun ağır şartlarına dayanamayarak yolda hayata veda etmiştir.Kalabilenler ise hiçbir insani koşula uymayan ortam ve imkanlar içinde yaşamını sürdürmeye çabalamaktadır.
Çocuklar, geçiş yaptıkları ve sonunda ulaştıkları ülkelerde de çoğu kez yabancı düşmanlığının ve ayrımcılığın hedefi olmaktadır.
Şiddet, korku ve zorluk dolu ortam içersinde eğitim hakkından yoksun kalan çocukların, topluma genel olumsuz etkisinin yanı sıra suça eğilimli bireyler olma oranı yükselmektedir.
Bir çok ülke ise yaşanan hak ihlallerine gözünü kulağını kapatarak yeryüzünde insanlığın geleceğinin yalnızca kendi tabiyetindeki çocukların korunmasında,eğitilmesinde olduğunu düşünmektedir.
Ve nihayetinde acımasız ve bencil politikalarıyla kendinden başkasına yaşam hakkı tanımayan adaletsiz toplumlar oluşturulmaktadır.
 Bunun sonuçlarını; çocuğunu korumaya çalışan babaya çelme takan gazetecide,refakatsiz kalan çocukları ağına düşüren insan tacirlerinde,çocukların organlarını dünyanın geri kalanına pazarlayan uluslararasıorgan mafyalarında üzülerek görüyoruz.
 UNICEF’in raporuna göre;
Bugün dünyada yaklaşık 50 milyon çocuk köklerinden koparılmış durumdadır.
Mülteci bir çocuğun okul dışı kalma olasılığı mülteci olmayan bir çocuğa göre BEŞ KAT daha fazladır.

2015 yılında yanlarında kimsesi bulunmayan 100 binden fazla çocuk 78 ülkeye sığınma başvurusunda bulundu. Bu rakam 2014 yılındaki sayının tam üç katıdır.

Yalnızca Suriye savaşında;

hayatını kaybeden çocuk sayısı 15.000’in üstündedir.

Bodrum kıyılarında güne ortalama iki çocuk boğularak hayatını kaybetmektedir.

Aylan bebekten bu yana 340 çocuk daha aynı sebeplerden hayatını kaybetmiştir.

İşte savaşın tüm bu ağır bilançosunun gölgesinde karanlığa bir umut yakabilmek ümidiyle bugün; her milletten, her dilden, her dinden çocuk ile birlikte ifadenin; söz ve resimle birleştiği graffiti sanatıyla mazlum ve mağdur çocukların haklarını unutmadığımızı, her daim müdafii olacağımızı tüm kamuoyuna duyuruyoruz.

Sizleri de en temel haklardan olan yaşama hakkı ihlal edilen mülteci çocuklar adına
seslerine ses olmaya, yardım çığlıklarına karşılık vermeye bir insanlık vazifesi olarak davet ediyoruz.
 Kamuoyuna saygılarımızla