Arakanlılar için kurban kampanyası

Arakanlılar için kurban kampanyası

Uluslararası Mülteci Hakları Derneği (UMHD) ve Sadakataşı Derneği işbirliğiyle sadece Arakan mülteci kamplarında kesilmek üzere kurban bağışı kampanyası başlatıldı – UMHD Başkanı Uğur Yıldırım: – “Bangaldeş’in Myanmar’a yakın kenti Cox’s Bazar’da 1 milyon 300 binin üzerinde Arakanlı mülteci bulunuyor. Bu da aslında bölgede her aileye, her barakaya et girmesini sağlamak gibi bir hedefimiz olduğunu varsaydığımız da takriben 200 bin hisse ediyor” – “Bir kurban hissesi bedelimiz 700 Türk lirasıdır. Bu hayra katkıda bulunmak isteyenler Sadakataşı Derneği’nin internet sitesinden ya da IBAN numaraları üzerinden bağışlarını ulaştırabilir”

İSTANBUL (AA) – Uluslararası Mülteci Hakları Derneği (UMHD) Başkanı Uğur Yıldırım, Arakan mülteci kamplarında kesilmek üzere kurban bağışı kampanyası başlattıklarını belirterek, “Bangaldeş’in Myanmar’a yakın kenti Cox’s Bazar’da 1 milyon 300 binin üzerinde Arakanlı mülteci bulunuyor. Bu da aslında bölgede her aileye, her barakaya et girmesini sağlamak gibi bir hedefimiz olduğunu varsaydığımız da takriben 200 bin hisse ediyor.” dedi.

Yıldırım, Fatih’teki dernek merkezinde düzenlenen toplantıda, “Sığınma Hakkı Perspektifinde Arakan” başlıklı rapor ile Sadakataşı Derneği ile ortaklaşa yürütülen kurban bağışı kampanyası hakkında bilgi verdi.

Uğur Yıldırım, Arakanlı Müslümanların, son yüzyılın en büyük zulümlerine maruz kaldığını, her türlü temel haklarının yok sayıldığını, topraksız ve kimliksiz olarak yaşamak zorunda bırakıldığını, tüm bu hukuksuzlukların da dünyanın gözü önünde gerçekleştiğini söyledi.

Yıldırım, 15 yıl içerisinde Myanmar’da Budist’lerin arttırarak devam ettirdiği şiddet eylemlerinin sonuncusunun, 2017’nin eylül ayında gerçekleştiğini ve 700 binden fazla Arakanlı mültecinin Bangladeş’e sığındığını hatırlattı.

Myanmar’da ve Bangladeş’teki Arakan mülteci kamplarında gözlem ve çalışmalar ile Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) ve sivil toplum kuruluşlarından elde ettikleri resmi veriler neticesinde “Sığınma Hakkı Perspektifinde Arakan” raporunu hazırladıklarını belirten Yıldırım, şöyle konuştu:

“Raporumuzun amacı Rohingya Müslümanlarının dinleri dolayısıyla maruz bırakıldıkları insani kıyımın ortaya konulması, dünya kamuoyunun dikkatini çekerek soruna ivedi ve kalıcı çözüm önerileri bulunmasının sağlanması. 1962 darbesinden bu yana Rohingyalılar zulüm, soykırım ve asimilasyon politikalarına kurban ediliyor. Raporumuz, bu politikaların sonucu olarak başta Bangladeş olmak üzere komşu ülkelere sığınmak zorunda bırakılan Rohingyalıların maruz bırakıldıkları zulüm ve hak ihlalleri, modern insan hakları anlayışı ve genel hukuk ilkelerini hiçe sayan yüzyılın en büyük insani faciasının resmini çiziyor. Raporumuzun odak noktası mülteci kampları ve mültecilerin yerleşimde bulundukları bölgeler oldu. Böylelikle iltica hakkı ve mültecilere ilişkin uluslararası hukukun çizdiği çerçeveyi ortaya koyarak, Rohingyalıların sığınma haklarının dahi gerçekleştirilmediğini vurguladık.”

Yıldırım, rapor çerçevesinde, Myanmar içerisinde sığınmacı pozisyonuna düşürülmüş Rohingyalılar ile Bangladeş ve diğer komşu ülkelere sürülmüş Arakanlı mültecilerin temel hak ve hürriyetlerinin nasıl yok edildiğinin, insan hakları hukuku, insancıl hukuk ve mülteci hukuku açısından değerlendirmeye tabi tutulduğunu belirtti.

Arakanlı mültecilerin kamplarının bulunduğu bölgeye, raporlama çalışması için gittiklerine yoksulluğun ve insani dramın had safhada olduğunu gördüklerini aktaran Yıldırım, normal şartlarda kurban çalışması yapan bir dernek olmadıklarını ama bu dramdan dolayı Sadakataşı Derneği ile bu kamplarda kurban kampanyası başlattıklarını bildirdi.

Yıldırım, sadece Arakan mülteci kamplarında kesilmek üzere bu yıl kurban bağışı toplamaya başladıklarını ve bunu da Sadakataşı Derneği ile organize ettiklerini ifade ederek, şöyle konuştu:

“Bangaldeş’in Myanmar’a yakın kenti Cox’s Bazar’da 1 milyon 300 binin üzerinde Arakanlı mülteci bulunuyor. Bu da aslında bölgede her aileye, her barakaya et girmesini sağlamak gibi bir hedefimiz olduğunu varsaydığımız da takriben 200 bin hisse ediyor. Tabii ki bu çok ciddi bir sayı, gönül isterdi ki her aileye et ulaşsın ama biz bunu toplayabilme ihtimalimizden öte aslında İbrahim’in ateşine su taşıyan karınca misali gördüğümüz bu manzara karşısında bir nebze olsun elimizden geleni yapmanın peşindeyiz. Bu noktada da bize yardımcı olacak kişilerin bağışlarını oraya ileterek mümkün olan en güvenli şekilde bize göre dünyadaki en muhtaç insanlara kurbanları ulaştırmış olacağız. Son dönemde muson yağmurlarının da başlamasıyla birlikte Arakanlı 200 bin mülteci barakalarının sular altında kalma tehlikesiyle de karşı karşıya. Uluslararası yardım kuruluşların sınırlı bir şekilde yardım götürebildiği Arakanlı mülteciler için başlattığımız kurban bağışı kampanyası ile bölgede kurban kesimi gerçekleştireceğiz. Bir kurban hissesi bedelimiz 700 Türk lirasıdır. Katliamların başladığı günden bu yana Arakanlılara en büyük yardımı sağlayan Türk halkının başlattığımız kurban kampanyamıza destek olacağını düşünüyoruz. Bu hayra katkıda bulunmak isteyenler Sadakataşı Derneği’nin internet sitesinden ya da IBAN numaraları üzerinden bağışlarını ulaştırabilir.”

Sadakataşı Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Hacı Dursun Tunç ise “Dünya genelinde 3 milyon Arakanlı mülteci var. Bangladeş’te var olan ve 1 milyon 300 bin kişinin yaşadığı kamplar dünyanın en ağır şartlarında bulunan kampları. 1 buçuk milyon insanın çoğunun ayağında ayakkabı bile yok. Necip Türk milleti ve STK’ları çok fazla yardım yapıyor ama hepsi yetersiz. Eğitim sorun, ibadet sorun, sağlık sorun ama orda insanların en temel sorunu sağlıklı yaşam bile değil yaşam sorunu. 1 milyon 300 bin kişiye ne kadar yardım ulaştırabilirsiniz? Dünyanın değişik bölgelerinden yardımlar geliyor ama bu yardımlar oradaki insanların haftada bir yada iki kez karınlarını doyurmaya yetiyor. Ayakkabılarımızı bile yıkamayacağımız çamurlu, kokuşmuş sularda çocuklar yıkanmaya çalışıyordu. Bütün dünyanın en acı olaylarını toplayıp, bin ile çarparsak ancak oradaki acıyı ortaya koyabiliriz. Sadece kurbanda değil 365 gün tüm dünya kamuoyunun Arakan’a yardım göndermesi gerekir. Buraya götüreceğimiz kurban bağışları ile belki de yılda bir kez et yeme imkânı bulacaklar.Oradaki insanların hayata tutunmaları bizim yardımlarımıza bağlı. Batılı kurumların rakamlarına göre 750 bin, yerel verilere göre 1 buçuk milyon kişi son dönemde soykırıma uğradı. Bu zulmü dünyaya duyuran ise Türkiye oldu. Yine Türk halkı oradaki insanların yaşaması için yardımlarını esirgemeyecektir diye düşünüyorum.” diye anlattı.