Göç Ülkeleri Konuşmaları

Göç Ülkeleri Konuşmaları

AFGANİSTAN

Derneğimizin İnstagram hesabından yapılan “Göç Ülkeleri Konuşmaları” canlı yayınımızın ilk konuğu Abdullah Kibritçi oldu. M. Cevher Bülbül moderatörlüğünde gerçekleşen ortak yayında Afganistan konuşuldu. Birçok kez Afganistan ziyaretinde bulunan Kibritçi bölge hakkındaki izlenimlerini aktardı ve izleyicilerin sorularını cevapladı. “Afganlar neden ülkelerini terk ediyor?” Sorusuna “Facebook yüzünden” cevabını veren Kibritçi daha sonrasında bu cevabını şöyle açıklıyor: “Tamamen zor şartlar altında belki 30 belki 60 gün süren yayan yolculuğun ardından Türkiye’ye geliyorlar. Geldikten sonra genelde ağır işlerde çalışmaya başlıyorlar. Yasadışı olarak çalıştıkları için ucuz iş gücü olarak görülen göçmenler kazandıkları ilk parayla üstlerine güzel elbiseler alıp doğruca Taksim, İstiklal Caddesi, Eminönü gibi İstanbul’un çekici yerlerinde fotoğraf çektirip Facebook hesaplarına koyuyorlar. Afganistan’da tarlada çapa yapan arkadaşı görüyor ve ilgisini çekiyor. Artık o da Türkiye’ye gitme yollarını düşünmeye başlıyor.

 

SOMALİ

İnstagram hesabımızdan canlı yayınlanan  “Göç Ülkeleri Konuşmaları” devam ediyor. Abdinor Hassan Dahir ile gerçekleştirimiz ikinci canlı yayınımızda Muhammed Ali Üstün moderatörlüğünde gerçekleşen ortak yayında Somali ve Doğu Afrika’yı konuştuk. Somali’nin  siyasi tarihini değerlendiren Dahir; göçe sebep olan faktörleri anlattı ve özgürlüğüne kavuştuktan sonra günümüze kadar süren istikrarsızlık ve iç çatışmaların en büyük iki etken olduğunu belirtti. Somalili mültecilerin daha çok Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, İngiltere ve Almanya gibi ülkeleri tercih ettiğini belirten Dahir bu ülkelerde güçlü bir Somali diasporası olduğunu anlattı. ABD senatosunda İlhan Ömer ve Kanada göç bakanı Ahmed Huseen Somali diasporasının en bilindik temsilcilerinden. Ayrıca Somali diasporasının ülkenin en büyük gelir kaynağı olduğunu belirten Dahir ülkeye kısa vadeli yardım haricinde uzun süreli yatırımlara da başladıklarını belirtti. Somali’de en en meşhur olan şeyleri şu şekilde ifade etti : “İnsan nüfusundan fazla olan deve sayısı, Türkiye’ye göre ucuz güzel tatlara sahip muz ve hafızlarımız.” Doğu afrikadan çıkan bir göçmenin hangi göç yollarını kullandığını, ne gibi zorluklarla karşılaştığını anlatan Dahir, Somali diasporasının etkisinden de bahsetti.Türkiye’deki Afrikalı mültecilere karşı izlenen tutuma değinen Dahir: Türkiye insanı ile çok sıkıntı yaşamadıklarını ancak Somalili göçmenlerin özellikle resmiyet ve ekonomik sıkıntılarla boğuştuğunu belirtti. Daha sonrasında izleyicilerin sorularını yanıtladı.

SURİYE

6 mayıs 2020 tarihli “göç ülkeleri konuşmaları” konuğu Samet doğan oldu. Suriye’de ve birçok savaş bölgesinde görev yapan  Gazeteci, yazar Doğan savaş öncesi ve sonrası Suriye’yi anlattı. Savaş öncesi Suriye’de yaşadığı yıllardan ve oradaki sosyal hayattan bahsetti. Baskı altında, muhaberat korkusu ile hiç kimsenin birbiri ile siyaset konuşmadığı ülkede, halkın nasıl sokağa indiğini, Esed yönetimine nasıl başkaldırdığını ve iç savaşa dönüşen süreci anlattı. Savaşın başlamasıyla Türkiye’ye sığınan mültecilerin durumunu değerlendirdi. Daha sonrasında izleyicilerin sorularını yanıtladı.

İstanbul’un Afrikalı Sakinleri

Muhammet Ali Üstün moderatörlüğünde gerçekleşen 16 mayıs 2020 tarihli “Göç Ülkeleri Konuşmaları” yayınımızın konuğu  Tarlabaşı Dayanışma’dan Aktivist Yasir Bodur oldu. “İstanbul’un Afrikalı Sakinleri” konulu yayında Tarlabaşı özelinden yola çıkarak Afrikalı göçmenlerin ağırlıklı hangi ülkelerden geldiğini, nerelerde yaşayıp hangi iş kollarında çalıştıklarına ve Türkiye’deki genel durumlarına değindik.

“Afrikalı göçmenler daha çok Tarlabaşı, Kurtuluş, Dolapdere, Aksaray ve Kumkapı gibi bölgelerde ikamet ediyor. Bu bölgelerin ortak noktası ucuz kiralar ve iş merkezlerine yakın olması. Afrikalı Göçmenler çok yoğun olmadığı için şehrin her yerinde karşılaşmak mümkün değil. Türkiye’de büyük bir çoğunluğu düzensiz göçmen statüsünde olduğu için burada enformel iş kollarında çalışıyor ve maddi yetersizlikler itibariyle saydığımız bölgelerde yaşıyorlar. Temelde Afrikalı göçmenlerin İstanbul’da yaptıkları üç iş kolu var. Birincisi hepimizin aşina olduğu saat Satıcılığı, seyyar satıcılık. İkincisi Enformel iş kollarında ucuz işçi olarak çalışmak. Üçüncüsü ise Kargo ticareti. “

Afrikalı göçmenlerin kendi aralarına örgütlenme şeklinden de bahseden Bodur:

“ Bizim toplamda temasta olduğumuz 16 farklı ulustan göçmen Afrikalı grup var. Dolayısıyla hepsinin örgütlü olduğu, liderleri tarafından kaydının tutulduğu, konsoloslukla ya da elçilikle aralarındaki irtibatı sağlayan, bir sorun olduğunda destek alabildikleri örgütlenmeler var. Bunların içinde en kalabalık olanı başta Senegalliler. İkinci olarak Nijeryalılar geliyor. Üçüncü ise Ganalılar. Bu üç ulusun vatandaşı Türkiye’de diğerlerine göre çok daha fazla.”

Afrikalı göçmenlerin genel statüsünden ve sosyal hayattaki yerinden de bahseden Bodur, yayın sonunda izleyicilerin sorularını yanıtladı.