Emsal Karar / Analiz : Y.T. Kararı

Emsal Karar / Analiz : Y.T. Kararı

Türk asıllı Rusya Federasyonu vatandaşı olan Y.T. Rusya tarafından kendisine uygulan fiziksel ve psikolojik baskılara dayanamayarak Türkiye’ye sığınmıştır. Burada eşi ve dört çocuğu ile beraber ikamet eden Y.T. hakkında G-87 (Genel Güvenlik) tahdit kaydı olduğu gerekçesi ile sınır dışı etme kararı tesis edilmiş fakat bu karar Y.T.’ye tebliğ edilmemiştir.

Y.T. söz konusu kararın iptal edilmesi adına idare mahkemesinde iptal davası ikame etmiş fakat mahkeme davayı süre aşımı yönünden reddetmiştir. Buna istinaden Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunan Y.T.  yaşam hakkı, işkence ve kötü muameleye maruz kalmama hakkı ve hak arama ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Mahkeme, yaptığı değerlendirmede ihlal kararı vermiş, idare mahkemesi ise yaptığı yeniden yargılama neticesinde Y.T. hakkında tesis edilen sınır dışı etme kararını iptal etmiştir.

Ayrıca söz konusu ihlalin idare mahkemesinin uygulamasından veya mevzuatı yanlış yorumlamasından değil, kanundaki yapısal bozukluktan kaynaklandığını belirten Anayasa Mahkemesi, verilen ihlal kararını pilot karar olarak seçmiştir. Mahkeme, yapısal sorunun çözümü için kanunun ilgili kısmındaki keyfiyeti yasama organına bildirmiş ve bu doğrultuda 06/12/2019 tarihli ve 7196 sayılı Kanun’un 75. Maddesiyle kanundaki mezkur yapısal bozukluk TBMM tarafından düzeltilmiştir.



I. OLAYLAR

Aslen Türk uyruklu olup Rusya Federasyonu vatandaşı olan Y.T. Rusya devlet yetkilileri tarafından Kafkasya bölgesinde yürütülen asimilasyon politikası kapsamında ırkı, dini ve kültürel geçmişine bağlılığı nedeniyle fiziksel ve psikolojik baskıya maruz kalmıştır. Y.T. Rusya devlet yetkilileri tarafından uygulanan tehdit ve işkenceler neticesinde, can güvenliği endişesiyle yasal yollardan ülkesini terk etmiş ve Türkiye’ye sığınmıştır.

Evli ve dört çocuk babası olan Y.T. Yalova iline yerleşmiş ve orada ikamet etmeye başlamıştır. Sahip olduğu motosikletin çalınması üzerine kolluk kuvvetlerine ihbarda bulunan Y.T.’nin ihbarı neticesinde çalışma yürüten ve Y.T.’nin motosikletini bulan kolluk kuvvetleri, yaptıkları plaka sorgulamasında Y.T. hakkında G-87 (Genel Güvenlik) tahdit kaydının olduğunu görmüşler ve bu doğrultuda Y.T.’yi alıkoymuşlardır. Kendisi kolluk merkezine götürülen, işlem dosyası ise il göç idaresi müdürlüğüne gönderilen Y.T. hakkında G-87 (Genel Güvenlik) tahdit kaydına istinaden 30/09/2016 tarihinde 6458 sayılı Kanun’un 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (d) bendi kapsamında “kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından tehdit oluşturduğu” gerekçesiyle sınır dışı kararı tesis edilmiş ancak bu işlem tebliğ edilmemiştir.

II. HUKUKİ SÜREÇ

Y.T. hakkında tesis edilmiş olan sınır dışı kararına karşı idare mahkemesinde iptal davası açılmış fakat mahkeme esasa ilişkin inceleme yapmaksızın 21/12/2016 tarihinde davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar vermiştir.

Sınır dışı etme kararlarına karşı idare mahkemelerinde ikame edilen iptal davalarında verilen kararlar 6458 sayılı Kanun’un 53. maddesinin 3. fıkrası gereği kesindir. Bu sebeple Y.T. tarafından açılan iptal davasında idare mahkemesi tarafından verilen ret kararına karşı Danıştay’a veya karar düzeltme yoluna gidilememiş ve son çare olarak Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunulmuştur.

III. ANAYASA MAHKEMESİ’NE BİREYSEL BAŞVURU SÜRECİ

Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile koruma altına alınan haklarının ihlalinin tespitine ilişkin Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunan Y.T. bu başvuruda;

  • İdare mahkemesi tarafından verilen ret kararının Rusya’ya sınır dışı edilmesini ihtiva ettiği için yaşam hakkı ve işkence ve kötü muameleye maruz kalmama hakkının
  • Tesis edilen sınır dışı etme kararının hukuka uygun bir şekilde tebliğ edilmemesi, kanun yolları konusunda bilgilendirilmemesi, dava açma süresinin düzenleyici olması hususları dikkate alınmadan süre aşımından ret kararı verilmesi açısından da hak arama ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini iler sürmüştür.

Y.T. ayrıca sınır dışı işlemlerinin yürütmesinin durdurulmasına ilişkin tedbir talebini de mahkemeye sunmuştur.

IV. ANAYASA MAHKEMESİ DEĞERLENDİRME SÜRECİ

Anayasa Mahkemesi, Y.T.’nin sınır dışı edilmesi durumunda, işkence göreceği, insanlık dışı ve onur kırıcı muamelelere maruz kalacağı ve bu anlamda yaşamının ya da özgürlüğünün tehlikeye düşeceği iddialarını Anayasa’nın 17. maddesi bağlamında; sınır dışı etme kararının iptali için açılan davanın etkili bir çözüm imkânı sunmadığına ilişkin şikayetlerini ise Anayasa’nın 17. maddesi ile bağlantılı olarak 40. maddesi kapsamında ele almıştır.

Mahkeme yaptığı değerlendirme neticesinde ihlal kararı vererek ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması adına kararın bir örneğini ilgili idare mahkemesine göndermiş ve yeniden yargılama tamamlanıncaya kadar Y.T.’nin sınır dışı edilmemesine karar vermiştir.

Mahkeme bununla beraber Y.T.’nin idare mahkemesinde görülen davasını sınır dışı edilme riski bulunmaksızın takip edebilme olanağının bulunmadığını ancak bu durumun idare mahkemesinin uygulamasından veya mevzuatı yanlış yorumlamasından değil 676 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 6458 sayılı Kanun’un 53. maddesinin 3. fıkrasında yapılan değişiklikten kaynaklandığını, söz konusu değişikliğin Anayasa ile güvence altına alınmış haklarla uyumlu olmaması nedeniyle benzer ihlallere yol açabileceğini belirtmiştir. Bu bağlamda Y.T. tarafından yapılan başvuruya istinaden verilen karar kötü muameleye maruz kalma riski bulunan ülkeye sınır dışı edilme kararına karşı başvurulabilecek etkili bir yargı yolu bulunmaması nedeniyle etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddiasıyla yapılacak değerlendirme kapsamında pilot karar olarak seçilmiştir.

V. PİLOT KARAR UYGULAMASI

Pilot karar uygulaması, benzer başvuruların tamamının ihlalle sonuçlanmasını engellemek ve hak ihlaline neden olan yapısal sorunu çözmek maksadıyla Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü ’nün 75. Maddesi kapsamında uygulanmaktadır.

Y.T.’nin başvurusunda ihlale sebebiyet veren, 676 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname ile yapılan değişiklik idari mercilere, hakkında sınır dışı etme kararı alınan kişiyi, mahkemeye başvurma olanağı tanımadan, ülke dışına çıkarma imkânı tanımaktadır. Anayasa Mahkemesi bu sebeple ihlalin kanun hükmünden kaynaklandığı sonucuna varmış ve benzeri ihlallerin önlenebilmesi için, 6458 sayılı Kanun’un 53. maddesinin 3. fıkrası değişiklikten önceki hale getirilmesi ya da hakkında sınır dışı etme kararı alınan kişilerin bu karara karşı dava açma süresi içinde ve dava açılması halinde yargılama boyunca kendiliğinden ülkede kalmalarını sağlayacak başka bir düzenleme yapılması gerektiğini belirtmiştir. Bu bağlamda mahkeme, yapısal sorunun çözümü için 6458 sayılı kanunun 53. Maddesi’nin 2. fıkrasındaki keyfiyeti yasama organına bildirmiş ve ayrıca 29/10/2016 tarihinden 08/04/2019 tarihine kadar yapılmış başvurular ile bu tarihten sonra gelmeye devam edecek başvuruların bir yıl süreyle ertelenmesine karar vermiştir.

VI. SONUÇ

İdare mahkemesi, yaptığı yeniden yargılama sonucu Y.T. hakkında verilen sınır dışı etme kararının iptaline karar vermiştir.

Y.T.’nin başvurusuna ilişkin pilot karar uygulaması neticesinde 06/12/2019 tarihli ve 7196 sayılı Kanun’un 75. maddesiyle, 6458 sayılı Kanun’un 53. maddesinde bulunan “54 üncü maddenin birinci fıkrasının (b), (d) ve (k) bentleri ile ikinci fıkrası kapsamındakiler hariç,” ibaresi madde metninden çıkarılmış ve böylece idare mahkemelerinde görülen dava sonuçlanmadan yabancıların sınır dışı edilmelerinin önü kapanmıştır.


Anayasa Mahkemesi Kararı



Bursa 1. İdare Mahkemesi Kararı



Anayasa Mahkemesi Kararını PDF Formatında İndirmek İçin Tıklayınız

Anayasa mahkemesi Kararı

Bursa 1. İdare Mahkemesi Kararını PDF Formatında İndirmek İçin Tıklayınız

İdare Mahkemesi Kararı