20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü Basın Bildirisi

20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü Basın Bildirisi

Uluslararası Mülteci Hakları Derneği (UMHD) 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü Dolayısıyla Basın Bildirisi Yayınladı. Basın Bildirisinin Tam Metni Aşağıda Yer Almaktadır.

Son 20 yılda Dünya genelinde mülteci sayısı %100 artarak 79.5 milyona ulaştı. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (UNHCR) son yayınladığı rapora göre, Dünya genelindeki mülteci sayısının %40’ı olan 31,8 Milyonu çocuklar oluşturuyor .

2019 verilerine göre vatanlarından ayrılmak zorunda kalıp Avrupa’ya resmi yollarla geçmeye çalışan 672 bin 935 kişiden 202 bin 945’i çocuk ve bunların 17 bin 945’i göç yolculuklarını yalnız sürdürüyor. Son 5 yıla bakıldığında ise kayıt altına alınan mülteci konumundaki çocuk sayısı 1 milyona ulaşırken bunların yine yaklaşık 100 bin kadarı da bu yolculuklarında yalnız.

Resmi kayıtlara bakıldığında Dünya genelinde her gün ortalama 2500 çocuk kaybolurken bu rakam Avrupa’da 720’ye ulaşıyor. Kayıtlara geçen kayıp çocukların büyük bir çoğunluğunu ise her türlü tehlikeye kolayca maruz kalabilecek olan mülteci çocuklar oluşturuyor. Kaybolan mülteci çocuklarla ilgili resmi rakamlar bu şekildeyken resmi olmayan rakamlar ise kaygı verici boyutta.

Göç yolunda Avrupa’ya resmi giriş yaparak kayıt altına alınan çocukların büyük bir çoğunluğu kısa bir zaman içinde kayıplara karışıyor. Bu kayıplara neden olarak ise; yetersiz kabul koşulları, prosedürel aksaklıklar, aile birleştirme sürecindeki neticesizlikler, refakatsiz çocuklara atanan ailelerin verimsizlikleri ve illegal yapıların girişimleri gibi konular gösteriliyor. Europol’un Ocak 2016 raporunda sadece Avrupa’da 10 bin göçmen çocuğun kaybolduğu ve bu kayıpların 9 bininin sadece Almanya’da olduğu bilgisini paylaşılıyor. Bu rakamlar sadece resmi otoritelerin verilerinden oluşurken gayrı resmi rakamların ürkütücü seviyelerde olduğu belirtiliyor .

Çocuklar göç sırasında ve mülteci konumundayken korunmaya en muhtaç grup olarak beliriyor. Mülteci kamplarında hayata tutunmaya çalışan ve belki de bu kamplarda dünyaya gözünü açan bu küçük yürekler birçok temel haktan mahrum kalıyor. Bu temel hakları ise mülteci konumunda bulundukları ülkelerin sağlaması gerekiyor ama birçok Avrupa ülkesi bu hakları görmezden gelebiliyor.

Europol tarafından yapılan baskınlar ve ardından gelen tutuklamalar göçmen çocukların yaşadıkları dramı ve içinde bulundukları korku veren durumu ispatlar nitelikte. Europol’ün sadece 5-11 Ekim 2020 tarihinde 12 Avrupa ülkesinde yaptığı baskınlarda 388 çocuk istismarcısı tutuklandı. 249 çocuk yaşadıkları insanlık dışı muameleden kurtuldu ve toplamda 40 yeni soruşturma açıldı.

Dolayısıyla mülteci çocukları bekleyen tehlikelerin kendilerine konulan sınırlar gibi ne yazık ki bir sınırı yok. Savunmasız olan bu çocuklar; şiddet, cinsel saldırı, insan ticareti, zorla çalıştırılma, farklı hayat tarzı yaşayan ailelere evlatlık verilmeye maruz kalıyor. Bu korkutucu tabloya, son dönemlerde kamuoyunda da sıkça yer alan adrenokrom denilen maddenin temini için çocukların büyük işkencelere maruz kaldıkları ve bunun sonunda da ölüme süreklendikleri bilgileri ekleniyor.

Bu doğrultuda, Uluslararası Mülteci Hakları Derneği (UMHD) göç yolunda çocukların kaybolmasının devletler nezdinde önüne geçerek sağlıklı bir hayat kurmalarını sağlamayı hedef ediniyor. UMHD bununla birlikte kaybolan çocukları yetkili makamlarla hareket ederek bulup, varsa aileleri ile tekrar bir araya gelmesini sağlarken, ailesi olmayanları ise geleceğe sağlıklı birer birey olarak yetiştirmek için bu yolda onları yalnız bırakmamayı amaçlıyor.

Uluslararası Mülteci Hakları Derneği (UMHD) tarafından düzenlenecek olan “Kayıp Mülteci Çocuklar” Paneli ile de yaşanan hak ihlallerini göz önüne sererek, çocukların yaşadıkları olumsuzluklar konusunda farkındalık oluşturma hedefleniyor.

Daha elverişli yaşam koşullarına kavuşmak adına vatan bildikleri toprakları terk eden çocuk mültecilere ilişkin bu problemler vicdanları yaralamakta ve muhatap devletlerin bir an önce duruma el atarak sorunları acil olarak çözmeleri gerekiyor.

Zira Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi (BMÇHS), taraf devletlere çocuklarla alakalı her meselede çocukların üstün yararını gözeterek bu sözleşmeyi ırk, renk, cinsiyet, dil, siyasal ya da başka düşünceler, ulusal, etnik ve sosyal köken, mülkiyet, sakatlık, doğuş ve diğer statüler nedeniyle hiçbir ayrım gözetmeksizin uygulama ve refakatsiz çocuk mültecileri de koruma, onlara yardım etme ve bu çocukların aileleri ile yeniden bir araya gelme noktasında iş birliği yapma yükümlülüğü getirmiştir .

BMÇHS’ye taraf devletler 2. madde ile sözleşme hükümlerini ayrım gözetmeksizin her çocuğa uygulama, 3. madde ile vatandaşı olan çocuklarda olduğu gibi çocuk mültecilerin de üstün yararını gözetme ve 22. Madde uyarınca refakatsiz çocuk mültecileri de koruma, onlara yardım etme ve bu çocukların aileleri ile yeniden bir araya gelme noktasında iş birliği yapma yükümlülüğü altına girmişlerdir.

Mülteci Çocukların Hak İhlallerine Karşı Öneriler

Bu bağlamda muhatap devletlerin, kayıp çocuk mültecilere ilişkin problemi çözmek adına şu adımları atmalarını tavsiye ederiz:

•Statüleri dikkate alınmaksızın her çocuk mülteciye en yüksek koruma sağlanmalıdır. •Kayıp mülteci çocuklar ile alakalı çalışmalar desteklenmelidir.

•Kabul tesisleri korunaklı, insan onuruna yaraşır bir hayat için uygun şartları ihtiva eder olmalıdır .

•Çocuk mültecilerin ülke içerisindeki şartları iyileştirilmeli, koruma, barınma, eğitim, sağlık vb. alanlara erişimleri kolaylaştırılmalıdır.

•Çocuk mültecilere ve ebeveynlerine herhangi bir durumda ilgili kurumlar ve kolluk kuvvetleri ile iletişime geçmeleri için gereken bilgilendirmeler yapılmalıdır.

•İlgili kurumlar ve kolluk kuvvetleri söz konusu durumlar karşısında nasıl hareket etmeleri gerektiğine dair eğitilmelidir.

•Kolluk kuvvetleri ve adli birimler arasındaki iş birliği arttırılmalı, Interpol, Schengen Bilgi Sistemi, Europol, Eurojust gibi kurumlar aracılığı ile bu iş birliği geliştirilmelidir .

•Kayıp mülteci çocuklar İnterpol tarafından sarı bülten ile aranmalı ve Schengen bilgi sistemine dahil edilmelidir.

•Devletler çocuk mültecilerin sömürü, suiistimal ve fiziki ve cinsel şiddete maruz kalmamaları için gereken tedbirleri almalıdır.

•Belgesiz çocuk mülteciler ilk fırsatta belirleyici kişisel bilgileri ile kayıt altına alınmalıdır.

•Kaydedilen çocuk mültecilerin bilgileri başka devlet ve kurumlar ile paylaşılmalıdır.

•Refakatsiz çocuk mültecilere en kısa zamanda uygun bir vasi atanmalıdır.

•Refakatsiz çocukların aileleri ile birleşmeleri adına bilgi paylaşımı ve aktif çalışmalar yapılmalıdır.

Saygılarımızla
Uluslararası Mülteci Hakları Derneği (UMHD)