“Hepimiz aynı imkanlara sahip değiliz”

“Hepimiz aynı imkanlara sahip değiliz”

Virüse karşı “evde kal” çağrılarında bulunuluyor, ancak “evde kalabilme” konusunda hepimiz aynı imkanlara sahip değiliz.

Mülteci kamplarının elverişsiz ‘hijyen’ şartları ve sosyal mesafeye imkan bırakmayan yaşam koşulları, COVİD-19’a karşı göçmenleri kamplarda korunmasız halde bırakıyor.

Bu sebeple küresel salgına yönelik sağlanan her türlü hijyen koşulları; mülteciler, göçmenler ve ülke içinde yerlerinden edilmiş kişiler de dahil olmak üzere en savunmasız kişilere ulaşabilmelidir.

Her iki saniyede bir, Dünyanın herhangi bir noktasında bir kişi güvenlik nedeniyle göç etmek zorunda bırakılıyor.  Göçe zorlanan milyonlarca kişi ise mülteci kamplarında çok zor şartlar altında hayata tutunmak zorunda kalıyor.

Dünyanın Covid-19 salgınına karşı büyük bir savaş verdiği bu günlerde ise mülteci kampları salgına karşı büyük bir tehlike altında.  Mülteci kamplarının yarıdan çoğunda bulunan milyonlarca kişi temel hak ve ihtiyaç olan suya ve sabuna ulaşmakta çok büyük zorluk çekiyor. Kişi başına düşmesi hedeflenen su miktarı en az 20 litre iken bu oran birçok kampta yarısından az bile olabiliyor.  Mülteci kamplarında bulunan su temin yerlerinin 200 metre içinde olması ve en fazla 200 kişinin bu sudan yararlanması öngörülürken gerçek rakamlar çok farklı.  Kampların çok büyük çoğunluğunda suya ulaşmak için 200 metreden çok daha fazla yol katedildiği ve kişi sayısının ise 450’nin üzerinde olduğu belirtiliyor.

Dünya’da bulunan  mülteci kamplarının %30’u yeteri kadar çöp kutusu yada tuvalet gibi temel ihtiyaçlardan uzak. Aynı zamanda mülteci kamplarının kapasitesinden fazla kişi bulundurması ve çoğu zaman kalabalıkların kaldığı çadır ve buna benzer sağlıksız koşulların sadece yeni tip Covid-19 değil kolera ve malerya gibi birçok salgın hastalığı da beraberinde getiriyor.

.